İstanbul, yüzyıllar boyunca farklı toplulukların bir arada yaşadığı, birbirinden farklı kültürlerin aynı sokaklarda buluştuğu bir şehir oldu. Bu çok katmanlı geçmişin en yoğun hissedildiği yerlerden biri ise Haliç kıyısındaki Balat.
Bugün renkli evleri, kafeleri ve dar sokaklarıyla tanınan Balat, geçmişte İstanbul’un önemli Yahudi yerleşimlerinden biriydi. Mahallenin sokaklarında yürürken bu geçmişin izlerine hâlâ rastlamak mümkün. Bu yapıların en önemlilerinden biri ise Ahrida Sinagogu.
Dışarıdan bakıldığında oldukça sade görünen Ahrida Sinagogu, İstanbul’un en eski sinagoglarından biri olarak kabul edilir. 1693 tarihli bir fermanda sinagogun İstanbul’un fethinden önce de mevcut olduğuna dair kayıt bulunması, yapının geçmişini 1453’ten daha geriye götürür.
Ahrida Sinagogu’nun tarihi yalnızca kuruluşuyla sınırlı değil. 1660 Büyük İstanbul Yangını, Osmanlı dönemindeki yeniden inşa süreci, Sefarad ve Romaniyot Yahudilerinin Balat’taki varlığı, Sabetay Sevi’nin burada vaaz verdiğine dair anlatılar, 1877’de Osmanlı ordusunun zaferi için düzenlenen dua ve 20. yüzyıldaki restorasyonlar, yapının tarihini İstanbul’un farklı dönemleriyle bir araya getiriyor.
Üstelik sinagogun içinde bulunan gemi pruvasını andıran Teva kürsüsü, Ahrida’yı İstanbul’daki diğer sinagoglardan ayıran en dikkat çekici mimari özelliklerden biri.
Ahrida Sinagogu Nerede?
Ahrida Sinagogu, İstanbul’un Fatih ilçesindeki Balat semtinde, Kürkçü Çeşme Sokağı üzerinde bulunur.
Sinagog, Balat’ın tarih boyunca önemli Yahudi kurumlarının bulunduğu bölgede yer alır. Yakın çevresinde Yanbol Sinagogu gibi başka tarihî sinagoglar da bulunur.
Balat’ın geçmişini anlamak açısından Ahrida Sinagogu’nun bulunduğu bölge oldukça önemlidir. Çünkü burada yalnızca tek bir ibadethanenin değil, yüzyıllar boyunca farklı Yahudi topluluklarının oluşturduğu sosyal ve kültürel çevrenin izlerini görmek mümkündür.
Ahrida Sinagogu Ne Zaman Yapıldı?
Ahrida Sinagogu’nun ilk yapılış tarihi kesin olarak bilinmiyor.
Bununla birlikte 1693 tarihli bir Osmanlı fermanında Ahrida Sinagogu’nun İstanbul’un fethinden, yani 1453’ten önce de mevcut olduğuna dair ifadeler bulunuyor. Bu nedenle Ahrida, İstanbul’un fethinden önceye uzanan geçmişiyle şehrin en eski sinagoglarından biri olarak kabul ediliyor.
Yapının bugün gördüğümüz hali ise ilk yapısından oldukça farklı. Ahrida, tarih boyunca yangınlar, onarımlar ve yeniden inşalar geçirdi.
Özellikle 24 Temmuz 1660 tarihinde meydana gelen Büyük İstanbul Yangını, sinagogun tarihinde önemli bir kırılma noktası oldu. Yangında ağır hasar gören yapı, 10 Mayıs 1694 tarihli padişah iradesiyle yeniden inşa edildi.
Ahrida daha sonraki dönemlerde de çeşitli onarımlar geçirdi. Kaynaklarda 1709, 1823, 1840, 1881, 1893, 1926 ve 1955 yıllarında genel veya kısmi tamirlerden söz ediliyor.
Dolayısıyla bugün gördüğümüz Ahrida Sinagogu, tek bir dönemde yapılmış bir yapıdan ziyade, yüzyıllar boyunca değişerek günümüze ulaşmış bir tarihî yapı olarak değerlendirilebilir.
Ahrida İsmi Nereden Geliyor?
“Ahrida” adı İstanbul’a özgü bir kelimeden gelmiyor.
Sinagogun adının, kurucularının geldiği Makedonya’daki Ohri (Ohrid) kasabasından türediği kabul ediliyor. Bu nedenle tarihî kaynaklarda Ahrida, Ohrida veya benzeri farklı isimlerle de anıldığı görülüyor.
Ohri’den İstanbul’a gelen Yahudi topluluklarının Balat’a yerleşmesiyle birlikte bu isim de bölgedeki sinagogla özdeşleşti.
Romaniyotlar ve Sefarad Yahudileri: Ahrida Nasıl Şekillendi?
Ahrida Sinagogu’nun geçmişini anlamak için İstanbul’daki Yahudi topluluklarının tarihine de bakmak gerekiyor.
İstanbul’un fethinden önce şehirde Romaniyot olarak adlandırılan Bizans Yahudileri yaşıyordu. Ahrida’nın da bu toplulukların İstanbul’daki varlığıyla bağlantılı olduğu düşünülüyor.
1492’de İspanya’dan Yahudilerin sürgün edilmesinin ardından ise Osmanlı topraklarına çok sayıda Sefarad Yahudisi geldi. Sultan II. Bayezid döneminde Osmanlı topraklarına yerleşen Sefarad Yahudileri, İstanbul’un sosyal ve kültürel yapısında önemli bir değişime yol açtı.
Balat da bu yeni gelen toplulukların yerleştiği önemli bölgelerden biri oldu.
Ahrida Sinagogu’nun geçmişine ilişkin dikkat çekici iddialardan biri de yapının aslında yan yana bulunan iki ayrı sinagogun zaman içerisinde birleşmesiyle bugünkü haline geldiği yönünde.
Bu iki yapıdan birinin Romaniyot, diğerinin ise Sefarad cemaatine ait olduğu ileri sürülüyor. Ancak bu bilgi kesinleşmiş bir tarihsel gerçek olarak değil, kaynaklarda yer alan bir tespit ve iddia olarak aktarılıyor.
Bu nedenle Ahrida’nın mimarisinde farklı dönemlerin ve toplulukların izlerinin bulunması şaşırtıcı değil.

1660 Büyük İstanbul Yangını ve Ahrida Sinagogu
Ahrida Sinagogu’nun tarihindeki en önemli olaylardan biri 1660 Büyük İstanbul Yangını oldu.
24 Temmuz 1660’da başlayan büyük yangın, İstanbul’un özellikle Haliç çevresindeki birçok mahallesini etkiledi. Balat da yangından ağır biçimde zarar gördü.
Ahrida Sinagogu da bu felaketten etkilendi.
Yangının ardından sinagogun yeniden yapılması için 10 Mayıs 1694 tarihli bir padişah iradesi çıkarıldı. Bugünkü yapının mimari gelişiminde bu yeniden inşa süreci önemli bir dönüm noktasıdır.
Ancak Ahrida’nın hikâyesi burada bitmedi. Yapı sonraki yüzyıllarda da defalarca onarıldı.
Bu onarımlar sayesinde sinagog, farklı dönemlerin mimari izlerini bir arada taşıyan bir yapı olarak günümüze ulaştı.
Ahrida Sinagogu’nun Gemi Şeklindeki Teva’sı
Ahrida Sinagogu’nun içine girildiğinde ilk dikkat çeken unsurlardan biri, orta bölümde bulunan ahşap Teva’dır.
Teva, Yahudilikte Tevrat’ın okunduğu kürsüyü ifade eder. Ahrida’daki Teva ise klasik bir kürsüden oldukça farklıdır.
Ahşap yapı, bir geminin pruvasını andıracak şekilde tasarlanmıştır.
Bu formun neden tercih edildiği kesin olarak bilinmiyor. Ancak Ahrida’nın gemi biçimli Teva’sı hakkında iki önemli yorum bulunuyor.
İlk yoruma göre bu tasarım, Nuh’un Gemisi’ne gönderme yapıyor. Geminin tufandan kurtuluşu ve güvenli bir sığınak oluşu nedeniyle bu form sembolik bir anlam taşıyor olabilir.
İkinci yorum ise Teva’nın Osmanlı kadırgalarını temsil ettiği yönünde.
Bu anlatıya göre gemi formu, İspanya’dan sürülen Sefarad Yahudilerini Osmanlı topraklarına taşıyan gemilere bir gönderme niteliğinde.
Bu ikinci yorum özellikle İstanbul’daki Yahudi toplumu içinde uzun süredir anlatılan bir gelenek olarak karşımıza çıkıyor. Ancak bunun kesinleşmiş bir tarihsel açıklama değil, yapının sembolizmine ilişkin bir yorum olduğunu belirtmek gerekiyor.
Bugün Ahrida Sinagogu denildiğinde akla gelen en karakteristik görüntülerden biri de işte bu gemi biçimli Teva’dır.

Ahrida Sinagogu’nun Osmanlı Mimarisinden İzleri
Ahrida Sinagogu yalnızca tarihî olayları nedeniyle değil, mimarisi nedeniyle de dikkat çekici.
Yapının iç mekanında ahşap işçiliği, tavan süslemeleri ve farklı dönemlerden kalan mimari detaylar görülüyor.
Özellikle 1992 yılındaki restorasyon sırasında yapının daha eski dönemlerine ait bazı tavan süslemelerinin ortaya çıkarıldığı aktarılıyor.
Sinagogun mimarisinde Osmanlı döneminin etkileri de görülüyor. Bu durum Ahrida’yı yalnızca Yahudi dini mimarisi açısından değil, İstanbul’un Osmanlı dönemindeki çok kültürlü mimari ortamını anlamak açısından da önemli bir yapı haline getiriyor.
Ahrida’nın bugünkü görünümü tek bir mimari üslubu temsil etmekten çok, farklı dönemlerde yapılan müdahalelerin bir araya gelmesiyle oluşmuş bir yapı izlenimi veriyor.
Sabetay Sevi Ahrida Sinagogu’nda Vaaz Verdi mi?
Ahrida Sinagogu’nun tarihini diğerlerinden ayıran en ilginç olaylardan biri Sabetay Sevi ile olan bağlantısı.
- yüzyılda Osmanlı coğrafyasında büyük bir dini hareketin ortaya çıkmasına neden olan Sabetay Sevi, kendisini Mesih ilan etmiş ve kısa sürede çok sayıda takipçi toplamıştı.
Sevi’nin hareketi özellikle Yahudi toplulukları arasında büyük bir heyecan ve tartışma yaratmıştı.
İstanbul’a geldiği dönemde Ahrida Sinagogu’nun da bu hareketin önemli duraklarından biri olduğu anlatılıyor.
Tarihî kaynaklarda Sabetay Sevi’nin bir Cumartesi günü Ahrida Sinagogu’nda vaaz verdiği aktarılıyor. Ancak bu olayın ayrıntıları farklı kaynaklarda farklı biçimlerde anlatıldığı için, bunu kesinleşmiş bir bilgi yerine tarihsel bir anlatı olarak değerlendirmek daha doğru.
Sabetay Sevi daha sonra Osmanlı yönetimi tarafından sorgulandı ve Müslümanlığı kabul ederek Aziz Mehmed Efendi adını aldı.
Bu gelişme, Sabetay Sevi hareketinin tarihinde büyük bir kırılmaya yol açtı.
Ahrida Sinagogu ise yüzyıllar sonra bile bu tartışmalı dönemin İstanbul’daki en önemli mekânlarından biri olarak anılmaya devam etti.

93 Harbi’nde Ahrida Sinagogu’nda Osmanlı İçin Dua
Ahrida Sinagogu’nun Osmanlı devlet yönetimiyle ilişkisinin en dikkat çekici örneklerinden biri 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı, yani 93 Harbi sırasında yaşandı.
Osmanlı ordusunun Rusya’ya karşı savaştığı bu dönemde İstanbul’daki farklı dini topluluklarda ordunun başarısı ve devletin selameti için dualar düzenleniyordu.
18 Mayıs 1877 tarihinde Ahrida Sinagogu’nda da Osmanlı ordusunun zaferi için bir dua töreni düzenlendi.
Törenin en dikkat çekici tarafı ise katılımcılarıydı.
Dönemin Sadrazamı İbrahim Edhem Paşa ve devlet ileri gelenleri törene katıldı.
Bir sinagogda düzenlenen duaya Osmanlı devletinin üst düzey yöneticilerinin katılması, Ahrida’nın yalnızca kendi cemaatinin ibadet ettiği bir yapı olmadığını; Osmanlı dönemindeki farklı topluluklar ile devlet arasındaki ilişkileri anlamak açısından da önemli bir örnek oluşturduğunu gösteriyor.
Bu törenin bir gravürle dönemin Avrupa basınında da yer aldığı biliniyor.
Bu nedenle 18 Mayıs 1877’deki dua, Ahrida Sinagogu’nun tarihindeki en dikkat çekici olaylardan biri olarak kabul ediliyor.
Ahrida Sinagogu’nun 20. Yüzyıldaki Tarihi
- yüzyıla gelindiğinde İstanbul’un nüfus yapısı ve mahallelerin sosyal dokusu büyük ölçüde değişmeye başladı.
Ahrida Sinagogu da bu değişimden etkilendi.
II. Dünya Savaşı sırasında Türkiye savaşa doğrudan katılmamış olsa da ülkede geniş kapsamlı bir seferberlik dönemi yaşandı.
Bu dönemde Ahrida Sinagogu’nun bir süreliğine bir süvari müfrezesine ev sahipliği yaptığı aktarılıyor.
Yüzyıllar boyunca ibadet amacıyla kullanılan yapı, savaş ve seferberlik koşullarının getirdiği ihtiyaçlar nedeniyle farklı bir amaçla kullanılmış oldu.
Bu dönem, sinagogun tarihindeki en sıra dışı kullanımlardan biri olarak kayıtlara geçti.
Ahrida Sinagogu’nun Koruma Altına Alınması
Ahrida Sinagogu’nun tarihî ve mimari değeri nedeniyle yapı 1987 yılında alınan bir kararla korunması gerekli kültür varlıkları arasına dahil edildi.
Karar 1989 yılında Resmî Gazete’de yayımlandı.
Bu gelişme, yapının yalnızca dini bir mekan olarak değil, İstanbul’un tarihî ve kültürel mirasının bir parçası olarak da korunması açısından önemliydi.
1992 Ahrida Sinagogu Restorasyonu
Ahrida Sinagogu’nun yakın tarihindeki en önemli gelişmelerden biri 1992 yılındaki kapsamlı restorasyon oldu.
Restorasyon, 500. Yıl Vakfı’nın öncülüğünde gerçekleştirildi.
Restorasyon sürecinde Naim Güleryüz’ün girişimleri, Jak Kamhi’nin başkanlığı, Nedim Yahya’nın koordinasyonu ve yüksek mimar Hüsrev Tayla’nın çalışmaları önemli rol oynadı.
Çalışmalar sırasında yapının eski dönemlerine ait bazı mimari ve dekoratif unsurların ortaya çıkarıldığı aktarılıyor.
1992’de tamamlanan restorasyonla birlikte Ahrida Sinagogu, tarihî özellikleri korunarak yeniden kullanılmaya başlandı.
Bu restorasyonun ayrıca 1492’de İspanya’dan Osmanlı topraklarına gelen Sefarad Yahudilerinin 500. yılı kapsamında gerçekleştirilen anma ve kutlama faaliyetleriyle de bağlantısı bulunuyordu.
Bu nedenle 1992 restorasyonu yalnızca bir yapı onarımı değil, Türkiye Yahudi tarihinin kamusal alanda yeniden görünür hale gelmesinde de önemli bir aşama olarak değerlendiriliyor.
Ahrida Sinagogu Bugün Ziyarete Açık mı?
Ahrida Sinagogu bugün Balat’taki tarihî Yahudi mirasının en önemli yapılarından biri.
Ancak burası sıradan bir müze veya her gün serbestçe gezilebilen bir tarihî yapı değil. Sonuçta aktif bir sinagog ve ibadethane niteliğini koruyor.
Bu nedenle ziyaret koşulları dönemsel olarak değişebilir ve ziyaret etmek isteyenlerin önceden bilgi alması gerekir.
Bazı dönemlerde özel izinle ziyaretler gerçekleştirilebildiği gibi dini günlerde ve özel törenlerde de sinagog cemaat tarafından kullanılabiliyor.
Ziyaret planlayanların güncel durum hakkında önceden bilgi alması en doğru yaklaşım olacaktır.

Ahrida Sinagogu Hakkında Kısa Bilgiler
Ahrida Sinagogu nerede?
İstanbul’un Fatih ilçesinde, Balat semtinde, Kürkçü Çeşme Sokağı üzerinde bulunuyor.
Ahrida Sinagogu kaç yıllık?
İlk yapının kesin tarihi bilinmiyor. 1693 tarihli bir Osmanlı fermanı, sinagogun İstanbul’un fethinden önce de mevcut olduğuna işaret ediyor.
Ahrida Sinagogu’nun adı nereden geliyor?
“Ahrida” adının, yapının kurucularının geldiği Makedonya’daki Ohri (Ohrid) kasabasından geldiği kabul ediliyor.
Ahrida Sinagogu’nda Sabetay Sevi vaaz verdi mi?
Tarihî kaynaklarda Sabetay Sevi’nin bir Cumartesi günü Ahrida Sinagogu’nda vaaz verdiği aktarılıyor. Ancak bu olay kaynaklarda bir iddia ve tarihsel anlatı olarak yer alıyor.
Ahrida Sinagogu’nun Teva’sı neden gemi şeklinde?
Teva’nın gemi pruvasını andıran biçimi Nuh’un Gemisi ile veya Sefarad Yahudilerini Osmanlı topraklarına taşıyan Osmanlı kadırgalarıyla ilişkilendiriliyor.
Ahrida Sinagogu’nda Osmanlı için dua edildi mi?
Evet. 18 Mayıs 1877’de 93 Harbi sırasında Osmanlı ordusunun zaferi için bir dua töreni düzenlendiği ve törene Sadrazam İbrahim Edhem Paşa ile devlet ileri gelenlerinin katıldığı aktarılıyor.
Ahrida Sinagogu ne zaman restore edildi?
Sinagog tarih boyunca birçok kez onarıldı. En kapsamlı yakın dönem restorasyonlarından biri 1992 yılında gerçekleştirildi.
Ahrida Sinagogu Neden Önemli?
Ahrida Sinagogu’nu önemli yapan şey yalnızca çok eski bir sinagog olması değil.
Bu yapı, İstanbul’un farklı dönemlerini aynı çatı altında buluşturan tarihî bir mekan.
Bir tarafında Bizans döneminden gelen Romaniyot Yahudilerinin izleri, diğer tarafında Osmanlı döneminde İstanbul’a gelen Sefarad Yahudilerinin tarihi var.
1660 yangınını, 1694’teki yeniden inşayı ve sonraki yüzyıllardaki restorasyonları görmüş.
- yüzyılda Sabetay Sevi’nin burada vaaz verdiği anlatılmış.
1877’de Osmanlı ordusunun zaferi için burada dua edilmiş ve törene sadrazam katılmış.
- yüzyılda ise savaş koşulları nedeniyle bir süre askeri kullanım görmüş.
1992’de yeniden kapsamlı biçimde restore edilmiş.
Bugün Balat sokaklarında yürürken dışarıdan oldukça sade görünen Ahrida Sinagogu’nun içine ve geçmişine baktığınızda, aslında İstanbul’un yüzyıllar boyunca geçirdiği değişimin küçük bir bölümünü tek bir yapı üzerinden okumak mümkün.
Bu nedenle Ahrida Sinagogu, yalnızca Balat’ın değil, İstanbul’un çok katmanlı tarihinin de önemli tanıklarından biri olarak kabul edilebilir.
Ahrida Sinagogu’na Nasıl Gidilir?
Ahrida Sinagogu, İstanbul’un Fatih ilçesinde, Haliç kıyısındaki tarihi Balat semtinde yer alır. Balat’ın tarihi dokusu içinde bulunan sinagog, Fener ve Balat sahil hattına, Balat Çarşısı’na ve diğer tarihi yapılara yürüme mesafesindedir.
İstanbul’un farklı noktalarından Ahrida Sinagogu’na toplu taşıma ile ulaşmak mümkündür. Ancak Balat’ın dar ve eğimli sokakları nedeniyle son bölümde yürümek gerekir.
🚋 Tramvay ile: T5 Eminönü – Alibeyköy Tramvay Hattı’nı kullanarak Balat durağında inebilirsiniz. Duraktan çıktıktan sonra Balat’ın tarihi sokaklarından yürüyerek Ahrida Sinagogu’na ulaşabilirsiniz. Yürüyüş yaklaşık 5-10 dakika sürer.
🚢 Vapur ile: Şehir Hatları vapurlarıyla Kadıköy, Üsküdar veya Anadolu Yakası’nın diğer iskelelerinden Eminönü’ne ulaşabilirsiniz. Eminönü’nden T5 tramvay hattına aktarma yaparak Balat durağında inebilirsiniz.
Alternatif olarak Eminönü’nden Balat yönüne giden otobüslerle de ulaşım sağlayabilirsiniz. Balat sahilinde indikten sonra tarihi sokaklardan kısa bir yürüyüşle sinagoga ulaşabilirsiniz.
🚇 Metro ile: M2 Yenikapı – Hacıosman Metro Hattı’nı kullanıyorsanız Haliç Metro İstasyonu’nda inebilirsiniz. Buradan Haliç kıyısına ulaştıktan sonra Balat yönüne ilerleyen toplu taşıma araçlarına aktarma yapabilir veya yürüyerek Balat’a geçebilirsiniz.
M2 hattının yanı sıra M1A ve M1B metro hatlarıyla Yenikapı’ya geldikten sonra Marmaray veya diğer toplu taşıma bağlantıları üzerinden Eminönü ve Balat yönüne devam edebilirsiniz.
🚆 Marmaray ile: Marmaray’ı kullanarak Sirkeci İstasyonu’nda inebilirsiniz. Buradan Eminönü’ne geçerek T5 tramvay hattına aktarma yapabilir ve Balat durağında inebilirsiniz.
Anadolu Yakası’ndan gelenler için Marmaray, özellikle Kadıköy, Üsküdar ve Boğaz’ın Anadolu yakasındaki bölgelerinden ulaşım sağlamak açısından pratik seçeneklerden biridir.
🚌 Otobüs ile: Balat’a Eminönü, Taksim, Şişli ve Fatih yönünden gelen çeşitli İETT otobüsleriyle ulaşabilirsiniz. Balat çevresinde indikten sonra Ahrida Sinagogu’na yürüyerek devam etmeniz gerekir.
Otobüs güzergâhları ve duraklar zaman içinde değişebildiği için yola çıkmadan önce güncel güzergâhları kontrol etmek en doğru seçenek olacaktır.
🚗 Özel Araç ile: Özel araçla Ahrida Sinagogu’na gitmek isterseniz Haliç sahil yolu üzerinden Balat yönüne ilerleyebilirsiniz. Ancak sinagogun bulunduğu tarihi Balat bölgesinde:
- Sokaklar oldukça dar ve bazı yollar tek yönlüdür.
- Tarihi bölgenin önemli bir bölümü yoğun yaya trafiğine sahiptir.
- Sinagogun hemen yanında geniş bir otopark alanı bulunmamaktadır.
- Özellikle hafta sonları park yeri bulmak zorlaşabilir.
Bu nedenle özel araç yerine toplu taşıma kullanmak genellikle daha rahat olacaktır.
🚶 Yürüyerek: Balat’ı gezmek istiyorsanız Ahrida Sinagogu’na yürüyerek ulaşmak en keyifli seçeneklerden biridir. T5 Balat durağından indikten sonra çevredeki tarihi sokaklardan geçerek sinagoga ulaşabilirsiniz.
Ahrida Sinagogu’nun bulunduğu bölge; Balat’ın tarihi evleri, kiliseleri, sinagogları ve diğer tarihî yapılarıyla birlikte yürüyerek keşfedilebilecek bir alandır. Bu nedenle Ahrida’yı tek başına ziyaret etmek yerine Fener-Balat yürüyüş rotasının bir parçası olarak planlamak daha anlamlı olabilir.
Balat’ı keşfetmek isteyenler için ulaşım da oldukça kolay. Eğer bu bölgeye ilk kez gelecekseniz, hazırladığımız “Balat’a Nasıl Gidilir?” rehberine göz atarak vapur, otobüs ve diğer ulaşım seçenekleriyle ilgili detaylı bilgilere ulaşabilirsiniz.
Ahrida Sinagogu Ziyaret Edilebilir mi?
Ahrida Sinagogu aktif bir ibadethanedir ve müze gibi her gün serbestçe ziyaret edilen bir yapı değildir.
Ziyaret koşulları ve açık olduğu zamanlar değişebildiği için gitmeden önce mutlaka güncel ziyaret durumunu öğrenmeniz ve gerekiyorsa önceden izin almanız gerekir.
Özellikle dini bayramlar, özel günler veya cemaat etkinlikleri sırasında ziyaret koşulları farklı olabilir.
Not: Ahrida Sinagogu ziyaret öncesi resmi web sitesini kontrol edebilirsiniz.
Henüz Yorum Yapılmamış. İlk Yorum Yapan Sen Ol.